Bir işçinin iş sözleşmesinin, sendikal faaliyetleri nedeniyle feshedildiği ve bu feshin 'hakkın kötüye kullanılması' niteliğinde olduğu iddia edilmektedir. İşçinin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre, talep edebileceği tazminat türleri nasıl farklılaşır?
İşçinin iş güvencesi kapsamında olup olmamasına göre talep edebileceği tazminat türleri temelden farklılaşır: 1) İş Güvencesi Kapsamında Olan İşçi: Bu işçi, İş Kanunu m.17'deki genel kötüniyet tazminatını talep edemez. Onun yerine, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu (STSK) m.25'te düzenlenen çok daha avantajlı olan 'sendikal tazminat' hakkına sahiptir. Bu tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz. Ayrıca işçi, tazminat yerine feshin geçersizliği ve işe iade davası açma hakkına da sahiptir. 2) İş Güvencesi Kapsamında Olmayan İşçi: Bu işçi, STSK m.25'teki özel korumadan yararlanamaz. Ancak feshin sendikal nedenle yapılması, aynı zamanda İş Kanunu m.17 anlamında bir 'kötüniyet' oluşturur. Dolayısıyla bu işçi, İş Kanunu m.17/6 uyarınca, kıdemine göre belirlenecek bildirim süresine ait ücretin 'üç katı' tutarında kötüniyet tazminatı talep edebilir. Görüldüğü gibi, kanun koyucu iş güvencesi kapsamındaki işçiye daha güçlü bir koruma (bir yıllık ücret tutarında tazminat veya işe iade) sağlarken, diğer işçiye daha sınırlı bir koruma (ihbar süresinin üç katı tazminat) öngörmüştür. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kotuniyet-tazminati-nedir-hesaplama/)