Metinlerde geçen 'cezanın şahsiliği' ilkesi, bir limited şirketin müdürünün işlediği defter gizleme suçundan dolayı, şirketin diğer ortaklarının (müdür olmayan) cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı sorusuna nasıl bir cevap verir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75563

'Cezanın şahsiliği' ilkesi (Anayasa m.38/7), ceza sorumluluğunun ancak suçu işleyen gerçek kişiye ait olabileceğini, bir kimsenin başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağını ifade eder. Bu ilke gereği, bir limited şirketin müdürünün, defter ve belgeleri gizleme (ibraz etmeme) suçunu işlemesi halinde, bu fiile iştirak etmemiş olan diğer ortakların cezai sorumluluğu bulunmaz. Ortak olmak, tek başına cezai sorumluluk için yeterli değildir. VUK m.359 ve 360, cezaların 'fiili işleyenler' hakkında hükmolunacağını belirtir. Defter ve belgeleri saklama ve ibraz etme yükümlülüğü kanuni temsilci olan müdüre aittir. Eğer diğer ortaklar, müdürün bu fiiline azmettiren, yardım eden veya birlikte fail olarak katılmamışlarsa, sadece ortak sıfatına sahip olmaları nedeniyle cezalandırılamazlar. Sorumluluk, fiili gerçekleştiren veya iştirak eden kanuni temsilciye (müdüre) aittir. (Bkz: Yargıtay 11. CD, 2019/5687 K.)