VUK m.359/a-2 kapsamındaki defter ve belge gizleme suçunda, ibrazı istenen belgeler arasında 'muhabere evrakları' (VUK m.241) da sayılmaktadır. Bir şirketin iç yazışmalarının veya e-postalarının bu kapsama girip girmeyeceğini ve ibraz edilmemesinin suç oluşturup oluşturmayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75562

VUK m.256, mükelleflerin 'her türlü defter, belge ve karneler ile vermek zorunda bulundukları bilgilere ilişkin mikro fiş, mikro film, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki kayıtlarını' ibraz etme zorunluluğunu düzenler. VUK m.241 ise 'muhabere evrakları'nı, ticari işlerle ilgili olarak gönderilen veya alınan mektuplar olarak tanımlar. Günümüz teknolojisiyle birlikte, 'mektup' kavramı geniş yorumlanmalı ve ticari işlerle ilgili e-posta yazışmalarını da kapsamalıdır. Dolayısıyla, bir vergi incelemesi sırasında, ticari bir işleme (örneğin bir mal alımına) ilişkin yapılan ve vergi matrahının tespitinde önem taşıyan e-posta yazışmalarının ibrazı istenebilir. Bu yazışmaların, saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan 'kayıt' ve 'muhabere evrakı' niteliğinde olduğu kabul edilebilir. Mükellefin, bu e-postaları kasıtlı olarak silmesi veya inceleme elemanına sunmaması, diğer şartlar da (usulüne uygun talep vb.) oluşmuşsa, VUK m.359/a-2'deki gizleme suçunu oluşturma potansiyeli taşır. Ancak bu, her e-postanın değil, sadece vergilendirmeyle ilgili ve ispat aracı niteliğindeki yazışmaların bu kapsama gireceği şeklinde dar yorumlanmalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/defter-kayit-ve-belgeleri-gizleme-veya-ibraz-etmeme-sucu-cezasi.html'daki ilkelere dayalı analitik cevap)