Bir hukuk davasında, davacı tarafın dava ehliyetine sahip olup olmadığı konusunda (örneğin yaşlılığa bağlı demans iddiası) bir şüphe ortaya çıkmıştır. Mahkeme, bu şüpheye rağmen yargılamayı sürdürüp esastan bir karar verirse, bu kararın hukuki durumu ne olur? Yargıtay bu durumda nasıl bir karar verir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75561

Mahkemenin bu şekilde verdiği karar, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan ve giderilebilir bir dava şartı noksanlığı giderilmeden karar verildiği için hukuka aykırıdır. Bu kararın hukuki durumu, temyiz edilmesi halinde bozulmaya mahkum olmasıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/1975 E. sayılı kararında da görüldüğü gibi, Yargıtay bu durumu re'sen (kendiliğinden) dikkate alır. Dava ehliyeti, kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır. Mahkemenin, bu yönde bir iddia veya şüphe ortaya çıktığında, yargılamayı durdurarak öncelikle bu konuyu netleştirmesi (örneğin, sağlık kurulu raporu alması, vasi atanması için vesayet makamına bildirimde bulunması) gerekir. Bu usuli gereklilik yerine getirilmeden davanın esasına girilerek karar verilmesi, telafisi güç zararlara ve yargılamanın boşa gitmesine neden olur. Dolayısıyla Yargıtay, davanın esasına ilişkin değerlendirmelere hiç girmeden, sırf bu usuli eksiklik nedeniyle hükmü bozar ve dosyanın dava ehliyeti sorunu giderildikten sonra yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-51-dava-ehliyeti.html)