Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/5559 E. sayılı kararında, katılan vekilinin mahkeme heyetini reddetme istemi üzerine, mahkemenin bu talebi karara bağlamadan veya itiraz sürecini tamamlamadan, aynı celsede davayı ayırarak diğer sanıklar yönünden hüküm kurması neden CMK m.8 ve m.29'a aykırı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75560

Bu durumun hukuka aykırı bulunmasının iki temel nedeni vardır: 1) CMK m.29'un İhlali: Bu madde, reddi istenen hakimin, ret hakkında bir karar verilinceye kadar kural olarak sadece gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabileceğini düzenler. Ret talebi ve buna ilişkin itiraz süreci kesin olarak sonuçlanmadan, mahkemenin davayı ayırmak ve hüküm kurmak gibi davanın esasına ilişkin ve gecikmesinde sakınca bulunmayan işlemleri yapması, bu kuralın açık ihlalidir. Bu, tarafsızlığı şüphe altında olan bir heyetin yargılamaya devam etmesi anlamına gelir. 2) CMK m.8'in İhlali (Bağlantı ve Davaların Birleştirilmesi): Kararda belirtildiği üzere, ayrılan dava ile devam eden dava arasında (aynı mağdura yönelik farklı suçlar ve aynı olayla ilgili sanıklar) hukuki ve fiili bir bağlantı bulunmaktadır. Delillerin birlikte değerlendirilmesi ve çelişkili kararların önlenmesi için bu tür bağlantılı davaların birlikte görülmesi esastır. Mahkemenin, sırf reddi hakim talebinden kaçınmak için davaları suni bir şekilde ayırması, yargılamanın bütünlüğünü bozar ve CMK m.8'in ruhuna aykırıdır. Bu iki usuli hata, adil yargılanma hakkını zedelediği için hükmün bozulmasını gerektirmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-29-reddi-istenen-hakimin-yapabilecegi-islemler.html)