Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilmesi ve bu alanlarda başka faaliyete izin verilmemesi şeklindeki Anayasal emrin (m.169), metin yazarı tarafından 'Beka, Vatanın korunması...' ile ilişkilendirilmesinin ardındaki stratejik ve coğrafi düşünce nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75551

Metin yazarı, yazar Dr. Yüksel Hoş'un görüşlerine atıf yaparak, ormanların ve özellikle Toros Dağları gibi stratejik bölgelerdeki ormanların korunmasını, basit bir çevrecilik meselesinin ötesinde, bir 'milli beka' ve 'vatan savunması' meselesi olarak görmektedir. Bu düşüncenin ardındaki stratejik ve coğrafi mantık şudur: 1) Doğal Siper ve Omurga: Toroslar gibi dağ silsileleri, Türkiye'nin güney sınırlarını koruyan doğal birer kaledir. Yazar bu dağları 'ülkenin omurgası' ve 'kurdun sırtı' olarak nitelendirerek, ülkenin ayakta durmasını sağlayan stratejik bir coğrafi unsur olduğunu vurgular. 2) Nüfus ve Demografik Yapının Korunması: Bu dağlarda yaşayan Yörükler gibi yerli halk, o coğrafyanın bekçileridir. Ormanların yok olması, bu insanların yaşam alanlarını (otlakları) yok eder ve onları göçe zorlar. Bu durum, stratejik öneme sahip bu bölgelerin 'türksüzleşmesi' ve 'yabancı' unsurlara açık hale gelmesi riskini doğurur. Atatürk'e atfedilen 'Toroslarda bir Yörük çadırı tütüyorsa, bizi kimse yenemez' sözü, bu demografik bağın stratejik önemini ifade eder. Dolayısıyla, Anayasa'nın yanan ormanları koruma emri, sadece ekolojik bir zorunluluk değil, aynı zamanda vatan toprağının ve o toprak üzerindeki milli varlığın ilelebet sürdürülmesini sağlayan temel bir ulusal güvenlik tedbiridir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/orman-yanginlarinda-yetki-tartismasi-ve-vatan)