Bir ceza davasında, sanık hakkında hem delil yetersizliğinden beraat kararı (CMK m.223/2-e) hem de Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı (CMK m.231) verilmesi gereken koşullar oluşmuştur. Mahkeme bu iki karardan hangisini öncelikle değerlendirmelidir? Ceza muhakemesinin amacı açısından bu öncelik sıralamasının nedenini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75546

Mahkeme, öncelikle beraat kararı verilip verilemeyeceğini değerlendirmelidir. Beraat kararı, sanığın aklandığı ve suçsuz olduğunun tespit edildiği anlamına gelir. HAGB ise, sanığın suçlu olduğu tespit edilmekle birlikte, hakkındaki mahkumiyet hükmünün belirli şartlarla açıklanmasının ertelenmesidir. Ceza muhakemesinin temel amacı, maddi gerçeğe ulaşarak suçlu ile suçsuzu ayırmaktır. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, sanığın suçluluğu her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispatlanamamışsa, verilmesi gereken karar beraattır (CMK m.223/2-e). Mahkeme, şüpheyi sanık aleyhine yenemediği halde, 'nasılsa HAGB şartları var' diyerek, şüpheli bir durumu mahkumiyetle sonuçlandırıp sonra bu hükmü HAGB kararıyla askıya alamaz. Bu, hem 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin hem de HAGB kurumunun amacının ihlali olur. HAGB, ancak ve ancak sanığın suçluluğu konusunda hiçbir şüphe kalmadığında ve mahkumiyet kararı verildikten sonra gündeme gelebilecek ikincil bir değerlendirmedir. Dolayısıyla, beraat koşulları varsa, beraat kararı verilmeli; HAGB seçeneği hiç tartışılmamalıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/supheden-sanik-yararlanir-mi ilkelerine dayalı analitik cevap)