Bir işçi, 'işçinin sosyal güvenlik kurumuna kaydolması sebebiyle' işten çıkarılmıştır. Bu eylem, İş Kanunu m.17 kapsamındaki kötüniyet tazminatı ile İş Kanunu m.5 kapsamındaki eşit işlem borcuna aykırılık (ayrımcılık) tazminatından hangisinin konusuna girer? İki tazminat arasındaki temel farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75539

Bu eylem, öncelikli olarak İş Kanunu m.17 kapsamındaki 'kötüniyet tazminatının' konusuna girer. İşçinin yasal bir hakkını (sosyal güvenlik hakkı) kullanması veya talep etmesi nedeniyle işten çıkarılması, fesih hakkının kötüye kullanılmasının tipik bir örneğidir. İş Kanunu m.5'teki eşit işlem borcuna aykırılık (ayrımcılık) tazminatı ise, işverenin işçiler arasında 'dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı' olarak ayrım yapmasını yasaklar. İki tazminat arasındaki temel fark şudur: - Kötüniyet Tazminatı: Fesih hakkının genel olarak TMK m.2'deki dürüstlük kuralına aykırı kullanılmasını yaptırıma bağlar. İşçinin yasal bir hakkını talep etmesi, şikayette bulunması gibi durumları kapsar. - Ayrımcılık Tazminatı (İK m.5): İşverenin, fesih dahil olmak üzere, iş ilişkisinin herhangi bir aşamasında, kanunda sayılan veya 'benzeri' kişisel özelliklere dayalı olarak ayrımcı bir muamelede bulunmasını yaptırıma bağlar. Ayrımcılık, kötüniyetin daha özel ve nitelikli bir halidir. İşçinin SGK'ya kaydolması nedeniyle işten çıkarılması, doğrudan kanunda sayılan bir ayrımcılık nedenine girmese de, genel olarak kötüniyet kapsamında değerlendirilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kotuniyet-tazminati-nedir-hesaplama/)