Anayasa Mahkemesi'nin Rasul Kocatürk başvurusunda, hükümlünün babasının cenazesine katılamaması nedeniyle 'eski hâle getirme' ilkesi nasıl uygulanmıştır? Neden yeniden yargılama yerine doğrudan tazminata hükmedilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75531

6216 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre, ihlal kararından sonra temel kural, mümkünse ihlalden önceki duruma dönülmesini sağlamak olan 'eski hâle getirme'dir (restitutio in integrum). Rasul Kocatürk başvurusunda, ihlalin kaynağı Başsavcılığın hukuka aykırı ret kararıdır. Ancak, cenaze töreni ve taziye süreci yıllar önce sona erdiği için, bu aşamada Başsavcılığın yeniden bir karar almasının veya yeniden bir yargılama yapılmasının başvurucunun hakkını geri getirme açısından hiçbir pratik faydası yoktur. Geçmişte kalan bir olaya katılım hakkı, sonradan telafi edilemez. 6216 sayılı Kanun'un 50/2 maddesi, bu gibi 'yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde' başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceğini öngörür. AYM, bu hükme dayanarak, ihlalin sonuçlarının ancak manevi tazminatla bir ölçüde giderilebileceğine karar vermiştir. Dolayısıyla, eski hale getirmenin fiilen imkansız olduğu durumlarda, ihlalin giderim yolu olarak doğrudan tazminata hükmedilmesi, bu ilkenin bir gereğidir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/hukumluye-cenazeye-katilma-izni-verilmemesi/)