Bir sanık hakkında 'defter ve belgeleri gizleme' suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Yıllar sonra sanık, o tarihte defter ve belgelerin, hisselerini devrettiği ve aralarında husumet bulunan ortağında kaldığını ve ortağın kasıtlı olarak vermediğini ispatlayan yeni bir delil (örneğin ortağın ikrarını içeren bir ses kaydı) bulmuştur. Sanık bu durumda hangi hukuki yola başvurabilir ve başarı şansı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75521

Sanık, CMK m.311 ve devamı maddelerinde düzenlenen 'yargılamanın yenilenmesi' olağanüstü kanun yoluna başvurabilir. Başvurunun dayanağı, CMK m.311/1-e bendindeki 'yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunların... sanığın beraatini... gerektirecek nitelikte olması' halidir. Somut olayda, ortağın ikrarını içeren ses kaydı, hüküm verilirken mahkemenin bilmediği ve değerlendirmediği bir 'yeni delil' niteliğindedir. Bu delil, suçun manevi unsurunu (kastı) ortadan kaldırabilecek güçtedir. Çünkü defter ve belgelerin ibraz edilememesinin nedeni sanığın gizleme kastı değil, belgelerin fiilen elinde olmaması ve diğer ortağın kötü niyetidir. Sanığın, bu yeni delili sunarak hükmü veren mahkemeye başvurması gerekir. Mahkeme, talebi ve delili ciddi bulursa (kabule değer görürse), CMK m.320 uyarınca delilleri (ses kaydının orijinalliğini araştırma, ortağı tanık olarak dinleme vb.) toplayıp, CMK m.321 vd. uyarınca yargılamanın yenilenmesine karar vererek sanık hakkında beraat hükmü kurabilir. Başarı şansı, sunulan yeni delilin gücüne ve mahkumiyete esas alınan önceki delilleri çürütme potansiyeline bağlıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/defter-kayit-ve-belgeleri-gizleme-veya-ibraz-etmeme-sucu-cezasi.html ve sen.av.tr/tr/makale/degisen-veya-yeni-tanik-beyaninin-yargilamanin-yenilenmesine-etkisi'ndeki ilkelere dayalı analitik cevap)