Aile konutu şerhi konulmasına ilişkin bir davada, davalı olan malik eş, dava konusu taşınmazın aile konutu niteliğini kaybettiğini (örneğin yeni bir konuta taşındıklarını) iddia ederse, bu iddianın ispat yükü kime aittir ve mahkeme bu konuda nasıl bir araştırma yapmalıdır?
Bu durumda ispat yükü, aile konutu niteliğinin sona erdiğini iddia eden davalı malik eşe aittir. Bir yerin aile konutu olarak özgülenmesiyle bu statü kazanılır ve aksi ispatlanana kadar devam ettiği kabul edilir. Dolayısıyla, mevcut bir hukuki durumun (aile konutu olma) değiştiğini iddia eden taraf, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür (TMK m.6). Mahkemenin yapması gereken araştırmalar şunlardır: 1) Keşif ve Bilirkişi İncelemesi: Mahkeme, dava konusu taşınmazda ve davalının yeni konut olarak iddia ettiği yerde keşif yaparak, fiili durumu tespit etmelidir. Taşınmazın halen oturma amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, eşyaların durumu, komşu beyanları gibi olgular incelenir. 2) Tarafların Yerleşim Yeri Kayıtları: MERNİS kayıtlarından ve ilgili muhtarlıklardan, tarafların resmi ikametgahlarının neresi olduğu sorulmalıdır. 3) Diğer Delillerin Toplanması: Tarafların çocuklarının okul kayıtları, fatura abonelikleri (elektrik, su, doğalgaz) gibi deliller, ailenin yaşam merkezinin neresi olduğunu belirlemede önemli kanıtlardır. Mahkeme bu araştırmaları yapmadan, sadece davalının soyut iddiasına dayanarak şerhi kaldıramaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/aile-konutu-serhi/ ilkelerine dayalı analitik cevap)