Bir hükümlünün babasının vefatı üzerine, İnfaz Kurumu Karakol Komutanlığı'nın 'il içi ve il dışı randevulu hasta sevklerinin yoğunluğu nedeniyle personel yetersizliği olduğu' yönündeki bildirimine dayanarak cenazeye katılım talebinin reddedilmesi, 'demokratik toplumda zorunlu bir ihtiyacı karşılama' ve 'ölçülülük' ilkeleri açısından nasıl değerlendirilmelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75517

AYM'nin Rasul Kocatürk kararı ışığında bu gerekçe, 'demokratik toplumda zorunlu bir ihtiyacı karşılama' ve 'ölçülülük' ilkelerini karşılamaktan uzaktır. Değerlendirme şu şekilde yapılabilir: 1) Zorunlu Toplumsal İhtiyaç: Kamu güvenliğinin sağlanması ve hükümlünün kaçmasının önlenmesi meşru bir amaç ve zorunlu bir toplumsal ihtiyaçtır. Ancak idarenin ileri sürdüğü 'personel yetersizliği' gerekçesi, bu ihtiyacın somut ve kaçınılmaz olduğunu göstermez. İdari bir organizasyon sorunu, temel bir hakkın (aile hayatına saygı) özünü zedeleyecek şekilde mutlak bir engel olarak sunulamaz. İdarenin, bu sorunu aşmak için alternatif çözümler (başka birimlerden geçici personel görevlendirme vb.) aradığını göstermesi gerekir. 2) Ölçülülük: Müdahale (iznin reddi), ulaşılmak istenen amaçla (güvenliği sağlama) orantılı değildir. Bireyin, babasının cenazesine katılma gibi telafisi imkansız bir haktan mahrum bırakılmasıyla uğradığı manevi zarar, idarenin bir organizasyon sorununu çözmekten kaçınmasıyla elde edeceği idari kolaylık karşısında çok daha ağırdır. İdare, hakkı tamamen ortadan kaldırmak yerine, daha az sınırlayıcı tedbirlerle (örneğin daha fazla refakatçi görevlendirerek) hem güvenliği sağlayıp hem de hakkın kullanımına imkan tanıyacak bir denge kurmaya çalışmalıdır. Somut olayda bu denge kurulmadığı için müdahale ölçüsüzdür. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/hukumluye-cenazeye-katilma-izni-verilmemesi/)