Bir hükümlünün, babasının cenazesine katılım talebi Başsavcılık tarafından reddedilmiştir. Başvurucu, 'bazı hükümlülere bu imkan tanınırken kendisine tanınmadığını' iddia etmiştir. Rasul Kocatürk başvurusunda bu iddia (eşitlik ilkesinin ihlali) neden ayrıca incelenmemiştir? Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki genel yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75512

Rasul Kocatürk başvurusunda, başvurucu eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini de iddia etmiştir. Ancak Anayasa Mahkemesi, başvuruyu 'özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı' (Anayasa m.20) çerçevesinde incelemiş ve bu hak yönünden ihlal kararı vermiştir. Eşitlik ilkesi (Anayasa m.10) iddiasını ayrıca incelemeye gerek görmemiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu yaklaşımı, 'ihlalin tespiti ve giderilmesinde en uygun ve temel hakkın belirlenmesi' prensibine dayanır. Mahkeme, bir olayda birden fazla hak ihlali iddiası olduğunda, olayın özünü oluşturan ve en doğrudan etkilenen temel hak üzerinden inceleme yapmayı tercih eder. Bu temel hak yönünden bir ihlal tespit edildiğinde ve bu ihlalin sonuçlarını ortadan kaldıracak tedbirlere hükmedildiğinde, diğer bağlantılı hak ihlali iddialarını ayrıca incelemek, kararın sonucunu değiştirmeyeceği için gerekli görülmeyebilir. Bu, bir tür 'usul ekonomisi' ve 'en etkili koruma sağlayan hakka odaklanma' yaklaşımıdır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/hukumluye-cenazeye-katilma-izni-verilmemesi/)