HMK m.51'de düzenlenen dava ehliyeti ile HMK m.50'de düzenlenen taraf ehliyeti arasındaki temel fark nedir?
Taraf ehliyeti ve dava ehliyeti, dava şartı olmalarına rağmen farklı kavramlardır ve medeni hukuktaki 'hak ehliyeti' ve 'fiil ehliyeti' kavramlarının usul hukukundaki karşılıklarıdır. 1) Taraf Ehliyeti (HMK m.50): Bir davada davacı veya davalı olabilme ehliyetidir. Bu, medeni hukuktaki 'hak ehliyeti'ne paraleldir. Hak ehliyetine sahip olan her gerçek ve tüzel kişi (sağ doğmak koşuluyla ana rahmindeki cenin dahil), taraf ehliyetine de sahiptir. Taraf ehliyeti, 'haklara ve borçlara sahip olabilme' yeteneğinin bir yansımasıdır. Pasif bir ehliyettir. 2) Dava Ehliyeti (HMK m.51): Bir kişinin, bir davayı bizzat veya atadığı vekil aracılığıyla takip etme ve usul işlemlerini (dava açma, cevap verme, delil sunma vb.) bizzat yapabilme yeteneğidir. Bu, medeni hukuktaki 'fiil ehliyeti'ne paraleldir. Fiil ehliyetine (ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan) sahip olanlar, dava ehliyetine de sahiptir. Dava ehliyeti, 'hakları bizzat kullanabilme' yeteneğidir. Aktif bir ehliyettir. Dava ehliyeti olmayan bir kişi (örneğin bir çocuk veya kısıtlı), taraf ehliyetine sahip olabilir, ancak davada yasal temsilcisi (veli veya vasi) tarafından temsil edilmesi gerekir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-51-dava-ehliyeti.html)