CMK m.29/3'e göre, 'Ret isteminin kabulüne karar verildiğinde, gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle yapılmış işlemler dışında, duruşma tekrarlanır.' Bu hükmü, CMK m.22'deki 'hakimin yasaklılığı' durumuyla karşılaştırarak, reddedilen hakimin yaptığı işlemlerin geçerliliği açısından ortaya çıkan farkı belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75504

İki durum arasında, hakimin yaptığı işlemlerin geçerliliği açısından temel bir fark vardır. 1) Hakimin Reddi (CMK m.24): Bu durumda, ret talebi kabul edilene kadar hakimin yaptığı işlemlerden 'gecikmesinde sakınca bulunanlar' geçerliliğini korur. Ret talebi kabul edildiğinde ise, bu işlemler dışındaki diğer tüm işlemler (örneğin tanık dinleme, keşif) geçersiz hale gelir ve yeni hakim tarafından 'tekrarlanması' zorunludur. Kanun koyucu, delillerin kaybolmasını önlemek amacıyla, tarafsızlığından şüphe duyulan hakimin bile acil durumlarda yaptığı işlemlere sınırlı bir geçerlilik tanımıştır. 2) Hakimin Yasaklılığı (CMK m.22): Bu durum, hakimin davaya bakmasının kanunen mutlak olarak yasaklandığı hallerdir (örneğin davanın tarafı olması, aynı davada savcılık yapması). Yasaklılık hali o kadar kesindir ki, yasaklı bir hakimin yaptığı hiçbir işlem geçerli değildir. CMK m.29'un gerekçesinde de belirtildiği gibi, yasaklı bir hakim, 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi kesinlikle hiçbir işlem yapamaz.' Yapsa bile, bu işlemler mutlak butlanla batıldır ve tekrarlanması gerekir. Kısacası, 'ret' durumunda gecikmesinde sakınca olan işlemler geçerliyken, 'yasaklılık' durumunda hiçbir işlem geçerli değildir.