Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/32245 E. sayılı kararında, teminat olarak alınan senetlerin işin tamamlanmasına rağmen iade edilmeyip takibe konulması olayında neden beraat kararı verilmiştir? Bu karar, TCK m.156 suçunun ispat standardına ilişkin ne söylemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75497

Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/32245 E., 2020/12825 K. sayılı kararında beraat kararı verilmesinin temel nedeni, 'suça konu senetlerin bedelsiz kaldığının veya anlaşmaya aykırı olarak kullanıldığının yazılı delille ispatlanamaması'dır. Olayda katılan, senetlerin teminat amaçlı olduğunu ve iş tamamlandığı için bedelsiz kaldığını iddia etmiştir. Ancak Yargıtay, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 24.03.1989 tarihli kararına da atıf yaparak, bu tür iddiaların (senedin teminat senedi olduğu, bedelsiz kaldığı vb.) Hukuk Muhakemesi Kanunu kuralları çerçevesinde 'yazılı delille' ispatlanması gerektiğini vurgulamıştır. Katılan, bu iddiasını destekleyen yazılı bir delil (örneğin taraflar arasındaki sözleşmede senetlerin teminat amaçlı verildiğini belirten bir hüküm, işin bittiğine dair bir teslim tutanağı vb.) sunamadığı için, suçun maddi unsuru olan 'senedin bedelsiz kalması' olgusu sübuta ermemiştir. Bu karar, TCK m.156 suçunun ispat standardının, ceza muhakemesinin genel delil serbestisi ilkesinden ayrıldığını ve senedin hukuki niteliğine ilişkin iddialarda Hukuk Muhakemesi'ndeki 'senede karşı senetle ispat' kuralının arandığını net bir şekilde göstermektedir.