Bedelsiz senedi kullanma suçunda (TCK m.156), adli para cezası ve hapis cezasının birlikte düzenlenmiş olmasının, cezanın bireyselleştirilmesi açısından doğurduğu sonuçlar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75496

TCK m.156, suçun yaptırımı olarak 'altı aydan iki yıla kadar hapis VE adli para cezası'nı birlikte öngörmüştür. 'Ve' bağlacının kullanılması, hakimin hem hapis cezasına hem de adli para cezasına birlikte hükmetmek zorunda olduğu anlamına gelir; bu iki ceza arasında bir seçim yapma takdiri yoktur. Bu durumun cezanın bireyselleştirilmesi açısından sonuçları şunlardır: 1) Hapis Cezasının Çevrilmesi: Mahkeme, sanığa 1 yıl veya daha az süreli bir hapis cezası verse bile, bu cezayı TCK m.50 uyarınca adli para cezasına çeviremez. Çünkü kanun zaten ayrıca bir adli para cezası öngörmüştür. Hakim, kanunun zorunlu kıldığı adli para cezasının yanı sıra, hapis cezasını da ayrıca paraya çevirerek iki kez para cezası veremez. 2) Adli Para Cezasının Miktarı: Hakim, hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında (6 ay-2 yıl) bir temel ceza belirlerken, aynı zamanda adli para cezasının da gün sayısını (5-730 gün arası) TCK m.61'deki ölçütlere göre belirlemek zorundadır. Adli para cezasının gün birim miktarı ise sanığın ekonomik ve şahsi hallerine göre (TCK m.52) belirlenir. Bu yapı, suçun hem hürriyeti bağlayıcı hem de mali bir yaptırımla cezalandırılmasını temin ederek, cezanın bireyselleştirilmesinde hakime çift yönlü bir takdir alanı sunar (cezaların miktarını belirleme), ancak yaptırımın türünü seçme yetkisi vermez.