Metin yazarı, firar nedeniyle özel izin yasağına ilişkin hukuki sorunun çözümünde 'hükümlü lehine yorum' ilkesine vurgu yapmaktadır. Bu ilkenin, Anayasa m.13'te belirtilen temel hakların sınırlandırılması rejimiyle bağlantısını kurarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75495

Yazar, İnfaz Hukukunda, kanunda aksi yönde açık bir düzenleme bulunmadığı sürece 'hükümlü lehine yorum' ilkesinin gözetilmesi gerektiğini savunur. Bu ilke, Anayasa m.13 ile yakından ilişkilidir. Anayasa m.13, temel hak ve hürriyetlerin ancak kanunla, Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaksızın sınırlanabileceğini belirtir. Özel izin hakkı, Anayasa m.20'deki özel ve aile hayatına saygı hakkı ile bağlantılıdır. Bu hakka getirilen bir sınırlamanın (firar nedeniyle izin yasağı gibi) yasal dayanağının 'açık, belirli ve öngörülebilir' olması gerekir. Yazar, özellikle 14.04.2020 değişikliğinin geriye yürütülmesi gibi yoruma açık ve tartışmalı durumlarda, kanunun lafzının ve amacının hükümlü aleyhine genişletilmemesi gerektiğini savunur. Temel bir hakkı sınırlayan bir normun yorumunda tereddüt yaşanıyorsa, bu tereddüt bireyin, yani hükümlünün lehine giderilmelidir. Açık bir yasal düzenleme olmadan, kıyas veya genişletici yorum yoluyla temel bir hakkın sınırlarının aleyhe genişletilmesi, Anayasa m.13'teki 'kanunla sınırlama' ilkesinin ruhuna aykırı olacaktır.