Firar eden hükümlünün özel izin yasağı (İnfaz K. m.97/3) ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği hükümleri arasında nasıl bir ilişki vardır? Kapalı kurumdan firar eden bir hükümlünün durumu neden farklıdır?
Bu iki düzenleme birbirini etkileyen ve bazen aynı sonucu doğuran hükümlerdir. Özel izin (m.95), kural olarak açık ceza infaz kurumunda bulunan veya oraya ayrılmaya hak kazanan hükümlülere tanınan bir haktır. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği ise bir hükümlünün kapalıdan açığa geçme şartlarını düzenler. Metinde de belirtildiği gibi, kapalı ceza infaz kurumundan firar eden bir hükümlünün durumu, açık kurumdan firar edenden farklıdır. Çünkü Yönetmeliğin 8/2-c maddesi gibi hükümler uyarınca, kapalı kurumdan firar etmek, 'açık kuruma ayrılmaya engel' bir durumdur. Bu durumdaki hükümlüler, belirli istisnalar dışında, cezalarının tamamını kapalı kurumda infaz etmek zorunda kalırlar. Dolayısıyla, kapalı kurumdan firar eden bir hükümlü, zaten açık kuruma ayrılamayacağı için, özel izin hakkının ön koşulunu (açık kurumda olma veya olmaya hak kazanma) sağlayamaz. Bu nedenle, bu hükümlüler için İnfaz Kanunu m.97/3'teki özel izin yasağının pratik bir anlamı kalmaz; zira zaten izne hak kazanamayacak bir statüdedirler. Açık kurumdan firar eden hükümlü ise, disiplin cezasını çektikten ve iyi halli olduktan sonra tekrar açık kuruma dönebilir ve bu noktada m.97/3'teki yasak devreye girer.