Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2004 tarihli direnme kararı sonrasında dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2005 tarihli bozma kararının temel gerekçesi nedir? Bu karar, yargılamada 'delillerin tartışılması' ilkesinin önemini nasıl ortaya koymaktadır?
Ceza Genel Kurulu'nun 11.10.2005 tarihli bozma kararının temel gerekçesi, 'eksik soruşturma' ve 'delillerin usulüne uygun tartışılmaması'dır. Olayda, Özel Daire'nin ilk bozma kararına esas alınan bazı tanıklar, sonradan dilekçeler vererek önceki suçlayıcı beyanlarından dönmüşlerdir. Ancak Özel Daire, bu yeni dilekçelerin; 1) Sahiplerine ait olup olmadığını tespit etmemiş, 2) Duruşmada okunarak tarafların (savcı ve sanık müdafiinin) görüşüne sunup tartışılmasını sağlamamış, 3) Bu yeni beyanlarla dosyadaki diğer tanıkların beyanları arasındaki çelişkiyi gidermemiştir. Ceza Genel Kurulu, bu eksikliklerin ceza yargılamasının 'maddi gerçeğe ulaşma' amacına aykırı olduğunu vurgulamıştır. Karar, bir delilin (tanığın dönen beyanını içeren dilekçe) dosyaya girmesinin yeterli olmadığını, CMK'nın 'doğrudan doğruyalık' ve 'delillerin tartışılması' (çelişmeli yargılama) ilkeleri gereği, bu delilin duruşmada tarafların huzurunda ortaya konulması, sorgulanması ve diğer delillerle çelişkisi varsa giderilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu yapılmadan verilen karar, eksik incelemeye dayalıdır ve hukuka aykırıdır. (Bkz: YCGK, 2013/6-39 E., 2014/372 K. içinde geçen ara karar)