Yargılamanın yenilenmesi talebinin 'kabule değer' olup olmadığına ilişkin inceleme (CMK m.318-319) ile 'esassız olup olmadığına' ilişkin inceleme (CMK m.321) arasındaki fark nedir?
Bu iki inceleme, yargılamanın yenilenmesi sürecinin farklı aşamalarını oluşturur ve farklı kriterlere dayanır. 1) Kabule Değerlik İncelemesi (CMK m.318-319): Bu, başvurunun ön incelemesi, yani şekli incelemesidir. Mahkeme bu aşamada, talebin esasına girmeden, sadece şu hususları kontrol eder: a) Başvuru kanunda öngörülen şekilde (gerekçe ve delilleriyle birlikte) yapılmış mı? b) İleri sürülen neden, kanunda sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden biri mi? c) Başvuru usule uygun mu (örn: hüküm kesinleştikten sonra mı yapılmış)? Eğer bu şekli şartlarda bir eksiklik varsa, talep 'kabule değer görülmeyerek' reddedilir. Bu aşama, dayanaksız ve usulsüz başvuruları elemek içindir. 2) Esassızlık İncelemesi (CMK m.321): Bu inceleme, talebin 'kabule değer' görülmesinden sonraki aşamadır. Mahkeme, delilleri topladıktan sonra (CMK m.320), talebin esasına girer. Bu aşamada, ileri sürülen yeni delil veya olayın 'iddiaları yeterli derecede doğrulamadığı' veya 'önceki mahkumiyet kararına hiçbir etkisinin bulunmadığı' sonucuna varırsa, talebi 'esassız olması nedeniyle' duruşma yapmaksızın reddeder. Yani, kabule değerlik incelemesi 'talebin ciddiyetini', esassızlık incelemesi ise 'talebin ispatlanıp ispatlanamadığını ve hükme etkisini' değerlendirir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/degisen-veya-yeni-tanik-beyaninin-yargilamanin-yenilenmesine-etkisi)