Defter ve belge ibraz etmeme suçunda (VUK m.359/a-2) Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı verilebilmesi için aranan 'kamu zararının giderilmesi' şartı nasıl yorumlanmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.
Yargıtay, defter ve belge ibraz etmeme suçunun bir 'tehlike suçu' olmasından hareketle, bu suçta CMK m.231/6'da aranan anlamda somut bir 'kamu zararı'nın oluşmadığını kabul etmektedir. YCGK'nin 2019/500 K. ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin çok sayıda kararında (örneğin 2021/5051 K., 2019/2088 K.) vurgulandığı üzere; mükellefin ödenmemiş vergi borcunun bulunması, bu suçtan doğan doğrudan bir zarar olarak kabul edilemez. Vergi borcu, gizleme eyleminden değil, mükellefin ticari faaliyetlerinden kaynaklanan bir sonuçtur. Gizleme suçu ise, vergi denetimini engelleme tehlikesini yaratmakla oluşur. Bu nedenle, mahkemenin, sanığın vergi borcunu ödemediği, dolayısıyla 'kamu zararını gidermediği' gerekçesiyle HAGB talebini reddetmesi hukuka aykırıdır. Sanığın diğer şartları (kasıtlı suçtan mahkum olmama, yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilmesi vb.) taşıması halinde, zarar koşulu aranmaksızın hakkında HAGB kararı verilmelidir.