Aile konutunun haczi mümkün müdür? İcra İflas Kanunu ve Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararı ışığında, borçlu olmayan eşin bu hacze karşı koyma hakkını ve bu hakkın hukuki temelini tartışınız.
Evet, aile konutunun haczi kural olarak mümkündür. TMK m.194'teki koruma, malik olan eşin 'iradi' tasarruflarına (satış, ipotek vb.) karşıdır ve eşin borçları nedeniyle alacaklılar tarafından yapılan 'cebri' icra (haciz) işlemlerini doğrudan engellemez. İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 82. maddesinde haczedilemeyecek mallar arasında 'aile konutu' özel olarak sayılmamıştır. Ancak, aynı maddede 'borçlunun haline münasip evi' haczedilemez olarak düzenlenmiştir. Eğer aile konutu aynı zamanda borçlunun haline münasip ev niteliğindeyse, bu gerekçeyle haczedilemezlik iddiasında bulunulabilir. Metinde atıf yapılan Anayasa Mahkemesi kararı ise konuya farklı bir boyut getirmiştir. AYM, aile konutunun haczedilmesi durumunda, borçlunun (malik olan eşin) haczedilmezlik şikayetinde bulunmaması halinde, malik olmayan eşin bu şikayette bulunma hakkının 'aktif dava ehliyeti yokluğu' gerekçesiyle reddedilmesini Anayasa m.20'deki 'aile hayatına saygı hakkının' ihlali olarak görmüştür. Bu kararla AYM, malik olmayan eşe, aile konutunun haczedilmezliğine ilişkin (özellikle 'haline münasip ev' temelinde) iddiaları ileri sürme ve dava açma hakkı tanımıştır. Bu hak, doğrudan TMK m.194'ten değil, Anayasa m.20'nin koruma alanından ve adil yargılanma hakkından kaynaklanmaktadır.