HMK m.254 uyarınca tanığın kimliğinin tespit edilmesi sırasında sorulan 'tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı' sorusunun pratikteki önemini, Yargıtay'ın davalı aleyhine dava açan diğer işçilerin tanıklığına yaklaşımı üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75444

HMK m.254'teki bu soru, hakimin tanık beyanını takdir ederken tanığın tarafsızlığını ve beyanının güvenilirliğini değerlendirmesine olanak tanır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/21469 E., 2017/9728 K. ve 2014/34149 E., 2016/5676 K. sayılı kararlarında görüldüğü gibi, işçilik alacakları davalarında bu kuralın özel bir önemi vardır. Daire, istikrarlı bir şekilde, davalı işveren aleyhine benzer taleplerle dava açmış olan diğer işçilerin tanıklıklarına 'ihtiyatlı yaklaşılması' gerektiğini belirtmektedir. Bu kişilerin tanıklığı, menfaat çatışması veya husumet nedeniyle 'güveni etkileyebilecek bir durum' olarak kabul edilir. Yargıtay, bu tür tanıkların beyanlarının tek başına hükme esas alınamayacağını, ancak diğer yan delillerle (örneğin işyeri kayıtları, başka tarafsız tanık beyanları) desteklendiği takdirde dikkate alınabileceğini vurgulamaktadır. Dolayısıyla, HMK m.254'teki bu tespit, beyanın delil değerini belirlemede kritik bir rol oynar ve hakimin delilleri serbestçe takdir etme (HMK m.198) yetkisinin temelini oluşturur.