Bedelsiz senedi kullanma suçu (TCK m.156) 'sırf hareket suçu' olarak nitelendirilmektedir. Bu nitelemenin, suçun tamamlanma anı, teşebbüs hükümleri ve zamanaşımının başlangıcı üzerindeki etkilerini açıklayınız.
Bir suçun 'sırf hareket suçu' olması, kanuni tanımdaki hareketin yapılmasıyla suçun tamamlandığını, ayrıca bir neticenin (zarar gibi) doğmasının aranmadığını ifade eder. Bedelsiz senedi kullanma suçunda hareket unsuru 'kullanma'dır. Bu nitelemenin etkileri şunlardır: 1) Suçun Tamamlanma Anı: Suç, bedelsiz senedin 'kullanılmasıyla' tamamlanır. Örneğin, senedin icra takibine konulması, bankaya teminat olarak verilmesi veya başkasına ciro edilmesi anında suç tamamlanmış olur. Failin bu kullanımdan bir menfaat elde etmesi veya mağdurun fiilen bir zarara uğraması (parayı ikinci kez ödemesi) suçun tamamlanması için şart değildir. 2) Teşebbüs: Suç, sırf hareket suçu olmasına rağmen, 'kullanma' hareketi icra hareketleri bakımından bölünebilir nitelikteyse teşebbüse elverişlidir. Örneğin, failin bedelsiz senedi ciro etmek için bir başkasına götürmesi ancak karşı tarafın senedin bedelsiz olduğunu öğrenip kabul etmemesi durumunda, eylem teşebbüs aşamasında kalır. 3) Zamanaşımının Başlangıcı: Dava zamanaşımı süresi, senedin bedelsiz kaldığı (ödendiği) tarihten değil, suçun tamamlandığı andan, yani senedin 'kullanıldığı' tarihten itibaren işlemeye başlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/bedelsiz-senedi-kullanma-sucu-cezasi-tck-156/)