Mükellefin, defter ve belgelerinin muhasebecisinde olduğunu ve muhasebecisine ulaşamadığı için ibraz edemediğini savunması, VUK m.359/a-2 kapsamındaki cezai sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? Yargıtay içtihadı çerçevesinde değerlendiriniz.
Hayır, bu savunma kural olarak cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. VUK m.253 uyarınca defter ve belgeleri saklama ve istendiğinde ibraz etme yükümlülüğü doğrudan mükellefin kendisine aittir. Bu yükümlülük devredilemez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/2822 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği gibi, defter ve belgelerin muhasebecide olması ve mükellefin ona ulaşamaması, VUK m.13'te sayılan 'mücbir sebepler' arasında yer almaz. Mükellefin, defter ve belgelerin kendi kontrolü altında olmasını sağlaması ve istendiğinde ibraz edebilecek durumda bulundurması gerekir. Muhasebecinin ihmali veya kusuru, mükellefin yasal sorumluluğunu ortadan kaldıran bir neden olarak kabul edilmemektedir. Ancak, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/550 K. sayılı kararında olduğu gibi, sanığın suç kastının tespiti açısından, süresinden sonra da olsa defterleri ibraz etmesi ve muhasebecisinin rahatsızlığı gibi bir mazeret ileri sürmesi halinde, mahkemenin bu savunmanın doğruluğunu araştırması (muhasebeciyi tanık olarak dinlemek gibi) ve sanığın kastını buna göre değerlendirmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak temel kural, sorumluluğun mükellefte olduğudur.