Bir şirketin birden fazla kanuni temsilcisi olması durumunda, defter ve belgelerin ibraz edilmemesi suçundan (VUK m.359/a-2) cezai sorumluluk nasıl belirlenir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75427

Tüzel kişilerde cezai sorumluluk, 'cezanın şahsiliği' ilkesi gereği fiili işleyen kişiye aittir. VUK m.359 ve 360, cezaların fiili işleyenler hakkında hükmolunacağını belirtir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/5687 K. sayılı kararında bu ilke detaylandırılmıştır. Buna göre, şirketin birden fazla kanuni temsilcisi varsa, sorumluluk otomatik olarak tüm temsilcilere yüklenemez. Suç, eylem ve fikir birliği içinde işlenmemişse, sorumluluk 'suçun şekli sorumlusuna değil, ayrıntısını bilen ve oluşumunda rolü olan temsilciye' aittir. Mahkemenin, temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırları, aralarında bir iş bölümü olup olmadığını ve defter ve belgelerin fiilen hangi yetkilinin uhdesinde bulunduğunu araştırması gerekir. Sadece ticaret sicilinde yetkili görünmek, cezai sorumluluk için tek başına yeterli değildir; sanığın suça iştirak edip etmediğinin somut olarak belirlenmesi zorunludur.