VUK m.359/a-2'de düzenlenen defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu bir 'tehlike suçu' olarak nitelendirilmektedir. Bu nitelemenin, suçun manevi unsuru ve kamu zararı kavramı üzerindeki etkilerini Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK) kararı doğrultusunda izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75426

Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun bir 'tehlike suçu' olması, suçun oluşumu için somut bir zararın (vergi kaybı gibi) meydana gelmesinin şart olmadığı anlamına gelir. Suç, defter ve belgelerin yetkili makama usulüne uygun talebe rağmen ibraz edilmemesiyle, yani vergi denetimini olanaksız kılma tehlikesinin yaratılmasıyla tamamlanır. YCGK'nin 2020/59 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, bu suçun manevi unsuru 'genel kast'tır. Failin, ibraz etmeme eyleminin sonuçlarını bilmesi ve istemesi yeterlidir. Ayrıca, bu suçun tehlike suçu olmasının en önemli sonucu 'kamu zararı' kavramı üzerindedir. YCGK aynı kararında, bu suçta somut bir kamu zararı oluşmadığını, bu nedenle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanmasında aranan 'zararın giderilmesi' şartının bu suç için geçerli olmadığını belirtmiştir. Yani, mükellefin vergi borcu olsa bile, bu borç 'defter gizleme' suçunun doğrudan bir sonucu olmadığından, HAGB kararı verilirken zararın giderilmemesi bir engel teşkil etmez. (Kaynak: YCGK-K.2020/59, Y11CD-Karar :2021/5051)