TCK m.226/4'teki “bulundurma” ve “depolama” eylemleri, Anayasa Mahkemesi ve metin yazarı tarafından nasıl farklı yorumlanmıştır? Bu yorum farkının, özel hayatın gizliliği hakkı açısından doğurduğu sonuçları tartışınız.
Anayasa Mahkemesi, “depolama” eylemini, 'bireysel kullanım için değil, başkalarına yayma veya iletme maksadıyla arşiv oluşturulması' olarak daraltıcı bir yoruma tabi tutmuştur. Bu yoruma göre, kişisel izleme amacıyla bulundurma suç kapsamı dışındadır ve sadece yayma amacı taşıyan depolama eylemi cezalandırılabilir. Bu yorum, eylemin kamu düzeni ve genel ahlak için bir tehlike oluşturduğu varsayımına dayanır. Metin yazarı ise bu yoruma katılmamakta ve kanun metnindeki “bulundurma” ifadesinin bu kadar dar yorumlanamayacağını, mevcut haliyle kişinin sadece kendisi için bulundurduğu görüntüleri de kapsama riski taşıdığını belirtmektedir. Yazara göre, AYM'nin yorumu zorlamadır ve kanunun lafzına aykırıdır. Bu yorum farkının en önemli sonucu özel hayatın gizliliği (Anayasa m.20) üzerindedir. AYM'nin yorumu, müdahaleyi 'yayma amacı' şartına bağlayarak özel hayatın alanını bir nebze korumaya çalışırken; yazarın eleştirisi, kanunun lafzının bu korumayı sağlamadığını ve kişisel alandaki masum 'bulundurma' eylemlerinin bile ceza tehdidi altına girmesiyle özel hayata ölçüsüz bir müdahale riskinin devam ettiğini vurgulamaktadır.