Bir işyerinde işverenin, işçiler arasında 'siyasi görüş' veya 'sendikal tercih' gibi nedenlerle ayrımcılık yaparak iş sözleşmesini feshetmesi, İş Kanunu m.17'deki kötüniyet tazminatı kapsamında mıdır, yoksa daha özel bir yaptırıma mı tabidir?
Bu durum, daha özel yaptırımlara tabidir ve bu özel yaptırımlar varken genel nitelikteki kötüniyet tazminatı talep edilemez. 1. Sendikal Nedenle Fesih: Eğer fesih, işçinin sendikal faaliyeti (üyelik, temsilcilik vb.) nedeniyle yapılmışsa, bu durum 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25'in kapsamına girer. İşçi, iş güvencesi kapsamında olsun veya olmasın, en az bir yıllık ücreti tutarında 'sendikal tazminat' talep edebilir. Bu, kötüniyet tazminatından daha özel ve genellikle daha lehe bir düzenlemedir. 2. Siyasi Görüş Nedeniyle Fesih: Bu durum, İş Kanunu m.5'te düzenlenen 'eşit davranma borcuna aykırılık' ve 'ayrımcılık yasağı' kapsamına girer. İşveren, siyasi görüş gibi nedenlerle işçiler arasında ayrım yapamaz. Bu nedenle yapılan bir fesih, ayrımcılık tazminatını (işçinin dört aya kadar ücreti tutarında) ve yoksun bırakıldığı diğer hakları talep etme imkanı doğurur. Her iki durumda da, özel bir düzenleme bulunduğu için, genel nitelikteki İş Kanunu m.17'ye dayalı kötüniyet tazminatı değil, ilgili özel kanunlardaki tazminatlar talep edilir. (İş K. m.5, m.17; STSK m.25; Kaynak: kadimhukuk.com.tr)