Bir hukuk davasında, davanın taraflarından birinin kanuni temsilcisi (örneğin vasi), HMK m. 54'e göre hangi durumlarda bu sıfatını kaybeder ve bu durumun yargılamaya etkisi ne olur?
HMK m. 54'e göre, kanuni temsilcinin bu sıfatı şu durumlarda sona erer: 1. Temsil edilen kişinin fiil ehliyetini kazanması: Örneğin, temsil edilen küçüğün ergin olması veya hakkında kısıtlılık kararı kaldırılan kişinin ehliyetini yeniden kazanması. 2. Kanuni temsilcinin ölümü veya fiil ehliyetini kaybetmesi: Vasinin veya velinin kendisinin kısıtlanması veya ölmesi. 3. Kanuni temsilcilik ilişkisini sona erdiren bir mahkeme kararının verilmesi: Örneğin, velayetin değiştirilmesi veya vasinin görevden alınması. Bu durumun yargılamaya etkisi, davanın durmasıdır. Mahkeme, bu durumu tespit ettiğinde, yargılamaya devam edemez. Temsil edilen kişi bizzat veya yeni kanuni temsilcisi davayı takip edinceye kadar veya dava konusuz kalırsa, yargılama olduğu yerde durur. Mahkeme, yeni temsilcinin atanması veya ergin olan tarafın davayı takibi için gerekli bildirimleri yapar ve bu süreç tamamlanana kadar işlem yapmaz. (HMK m.54)