Ceza yargılamasında 'vicdani delil sistemi'nin, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesiyle ilişkisi nedir? Bir hakimin, somut delil olmamasına rağmen, sadece sübjektif vicdani kanaatiyle sanığın suçlu olduğuna karar vermesi bu sistemle bağdaşır mı?
Hayır, bağdaşmaz. Ceza muhakemesinde geçerli olan 'vicdani delil sistemi', hakimin delilleri serbestçe takdir ederek bir kanaate ulaşmasını ifade eder. Ancak bu, hakimin keyfi veya soyut bir kanaatle karar verebileceği anlamına gelmez. 'Vicdani kanaat', dosyadaki hukuka uygun, akılcı ve somut delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden ortaya çıkan mantıksal bir sonuç olmalıdır. Makalede de vurgulandığı gibi, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi, vicdani delil sisteminin sınırını çizer. Eğer somut deliller, sanığın suçluluğu konusunda hakimin vicdanında her türlü şüpheyi ortadan kaldıran kesin bir kanaat oluşturmuyorsa, hakim sübjektif sezgilerine veya tahminlerine dayanarak mahkumiyet kararı veremez. Bu durumda, vicdani kanaat oluşmamış demektir ve şüphe sanık lehine yorumlanarak beraat kararı verilmelidir. (Kaynak: sen.av.tr)