HMK m. 51'e göre 'Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.' Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/7250 E. sayılı kararında, tüzel kişiliği sona eren İl Özel İdaresi'nin davadaki durumu 'dava ehliyeti' yokluğu olarak mı değerlendirilmiştir?
Hayır, karar dikkatli incelendiğinde durumun 'dava ehliyeti' yokluğundan çok, 'taraf ehliyeti' (HMK m.50) ve dolayısıyla 'pasif husumet ehliyeti' sorunu olduğu anlaşılır. Dava ehliyeti, fiil ehliyetine karşılık gelirken, taraf ehliyeti hak ehliyetine karşılık gelir. Tüzel kişiliği sona eren İl Özel İdaresi'nin artık hak ve borçlara sahip olma yeteneği (hak ehliyeti) kalmadığı için, davada 'taraf' olma ehliyeti de sona ermiştir. Mahkemenin, tüzel kişiliği sona eren bir kurum aleyhine yargılamaya devam edip hüküm kurması, taraf ehliyeti olmayan bir varlık hakkında karar vermesi anlamına gelir. Yargıtay bu durumu, temsilde hata olarak nitelendirip, husumetin kanuni halef olan Büyükşehir Belediyesi'ne yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davanın dava şartı yokluğundan reddi yerine, bu usuli eksikliğin giderilmesi yolunu göstermiştir. (HMK m.50, m.51; Kaynak: barandogan.av.tr)