Bedelsiz senedi kullanma suçu (TCK m.156) açısından, bedelsiz kalan senedi, senedin bu durumunu bilmeyen bir vekile (avukata) vererek icra takibi başlatan asıl failin (müvekkilin) cezai sorumluluğu, TCK'daki iştirak şekillerinden hangisiyle açıklanabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75388

Bu durum, TCK m.37/2'de düzenlenen 'dolaylı faillik' ile açıklanabilir. Dolaylı faillik, suçun kanuni tanımındaki fiili, bir başkasını 'araç olarak kullanarak' işleyen kişinin de fail olarak sorumlu tutulmasıdır. Burada, senedin bedelsiz kaldığını bilmeyen vekil (avukat), suç işleme kastına sahip olmadığı için kendisi sorumlu tutulamaz. Ancak, onu bir araç gibi kullanan, yani onun bilgisizliğinden ve mesleki görevini yerine getirme iradesinden yararlanarak suçu (senedi kullanma fiilini) işleten müvekkil, suçun 'dolaylı faili' olarak doğrudan sorumlu olur. Müvekkil, suçun icrai hareketini bizzat yapmamış olsa da, başkasının iradesi üzerinde kurduğu hakimiyet yoluyla fiili kontrol ettiği için fail olarak cezalandırılır. (TCK m.37, m.156; Kaynak: kadimhukuk.com.tr'deki genel ilkelerden çıkarım)