Anayasa Mahkemesi, Rasul Kocatürk kararında, başvurucunun talebinin reddedilmesini 'özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlali' olarak nitelendirmiştir. Bu ihlalin giderimi için manevi tazminata hükmedilmesinin gerekçesi nedir?
Manevi tazminata hükmedilmesinin temel gerekçesi, ihlalin niteliği gereği 'eski hale getirmenin' mümkün olmaması ve ihlalin tespiti kararının tek başına başvurucunun uğradığı manevi zararı telafi etmeye yeterli olmamasıdır. Başvurucu, babasının cenazesine ve taziye sürecine katılamayarak, telafisi imkansız bir manevi acı ve ıstırap yaşamıştır. Bu, geçmişte kalan ve geri döndürülemeyecek bir olaydır. Yeniden yargılama veya idarenin yeni bir karar alması bu acıyı gidermez. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi, bu gibi durumlarda, yani yeniden yargılamada hukuki yarar bulunmayan hallerde, başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceğini öngörmektedir. AYM, tespit edilen ihlal nedeniyle başvurucunun duyduğu elem ve kederin bir nebze olsun hafifletilmesi ve bir daha benzer ihlallerin yaşanmaması için caydırıcı bir etki yaratması amacıyla manevi tazminata hükmetmiştir. (6216 s.K. m.50; Kaynak: zulkufarslan.av.tr)