Makalede, 14.04.2020 değişikliği öncesi nakil sırasında firar eden hükümlünün, daha sonraki Yargıtay kararı ile özel izin hakkından mahrum bırakılması 'infazda kazanılmış hak olmaz' prensibiyle gerekçelendirilmiştir. Bu prensip ne anlama gelir ve makale yazarı bu prensibin somut olaya uygulanmasını neden eleştirmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75361

'İnfazda kazanılmış hak olmaz' prensibi, kural olarak, infaz rejimini düzenleyen kanunların derhal uygulanacağını ve hükümlünün, lehine olan eski kanun hükümlerinin devam edeceği yönünde bir 'kazanılmış hak' iddia edemeyeceğini ifade eder. Yargıtay, bu prensibe dayanarak, sonradan çıkan ve özel izni kısıtlayan kanunun, firar tarihi eski olsa bile uygulanabileceğini belirtmiştir. Makale yazarı bu uygulamayı eleştirmektedir çünkü yazara göre bu prensip, ceza hukukunun daha temel bir ilkesi olan 'kanunilik' (lex certa, lex praevia) ilkesiyle çatıştığında geri planda kalmalıdır. Özel izin hakkının tamamen kaldırılması gibi temel bir hakka etki eden bir düzenlemenin, sadece bir 'infaz usulü' kuralı olarak görülüp derhal uygulanması, kişinin eylemini işlediği andaki hukuki sonuçları öngörebilme hakkını ortadan kaldırır. Yazar, bu durumun 'infazda kazanılmış hak' meselesi değil, temel bir 'kanunilik' ve 'hukuki belirlilik' sorunu olduğunu savunmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr)