Sanığın, kendisi hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz etmesi, 6100 sayılı HMK anlamında bir 'dava' mıdır? Bu süreçte sanığın dava ehliyeti nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75330

Ceza yargılamasındaki temyiz süreci, 6100 sayılı HMK anlamında bir 'dava' değildir. Ceza muhakemesi ve hukuk muhakemesi usulleri birbirinden farklıdır. Ancak, ceza yargılamasındaki 'kanun yoluna başvurma ehliyeti' de, HMK'daki dava ehliyeti gibi, kişinin fiil ehliyetine sahip olmasına bağlıdır. Fiil ehliyeti olmayan bir sanık (örneğin akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanmış), temyiz başvurusunu bizzat yapamaz. Bu başvurunun kanuni temsilcisi (vasisi) veya müdafii tarafından yapılması gerekir. Eğer yargılama sırasında sanığın fiil ehliyetini kaybettiğine dair bir şüphe oluşursa, ceza mahkemesinin de bu durumu araştırması ve gerekirse vesayet makamına bildirimde bulunarak kanuni temsilci atanmasını beklemesi, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12725 E. sayılı kararındaki ilkeler, kıyasen ceza yargılamasında da geçerlidir. (Kaynak: barandogan.av.tr)