Kötüniyet tazminatı davasında ispat yükü işçide olduğuna göre, işçi feshin kötüniyetli olduğunu hangi tür delillerle ispatlayabilir? Doğrudan delil bulunmayan durumlarda mahkeme neye göre karar verir?
İşçi, feshin kötüniyetli olduğunu her türlü yasal delille ispatlayabilir. Doğrudan delil (örneğin, işverenin 'seni sendikaya üye olduğun için atıyorum' dediği bir ses kaydı veya yazılı belge) bulmak genellikle zordur. Bu nedenle Yargıtay, dolaylı delillere ve karinelere büyük önem verir. İşçinin kullanabileceği deliller şunlardır: 1. Tanık Beyanları: İşverenin fesih nedenine ilişkin sözlerini veya tutumunu bilen diğer işçilerin veya kişilerin tanıklığı. 2. Yazılı Belgeler: E-postalar, SMS mesajları, ihtarname veya savunma isteme yazılarındaki ifadeler. 3. Olgusal Karineler: Feshin, işçinin belirli bir eyleminden (işvereni şikayet etmesi, dava açması, sendikaya üye olması vb.) hemen sonra gerçekleşmesi gibi zamanlama karineleri. Aynı durumdaki diğer işçilere farklı davranılması. 4. İşverenin Savunmasının Çürütülmesi: İşverenin ileri sürdüğü fesih nedeninin (performans düşüklüğü, ekonomik kriz vb.) gerçeği yansıtmadığının kanıtlanması da, feshin asıl nedeninin kötüniyetli olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur. Mahkeme, tüm bu delilleri ve olguları bir bütün olarak değerlendirerek, feshin ardındaki gerçek niyetin kötüniyet olup olmadığına dair bir kanaate varır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr)