Bir hükümlünün, babasının cenazesine katılma talebi Başsavcılık tarafından, 'defin işleminin zaten gerçekleşmiş olması' ve 'personel yetersizliği' gerekçeleriyle reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Rasul Kocatürk kararında bu gerekçeler ölçülülük ilkesi açısından neden yetersiz bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75285

AYM bu gerekçeleri şu nedenlerle ölçülülük ilkesine aykırı ve yetersiz bulmuştur: 1. 'Defin İşleminin Gerçekleşmesi' Gerekçesi: Bu gerekçe, idarenin kendi gecikmesinin bir sonucu olduğu için haklı bir sebep olarak kabul edilemez. Talep acil olmasına rağmen idare 3 gün beklemiş ve bu arada defin gerçekleşmiştir. İdarenin kendi ihmalinden kaynaklanan bir durumu, hak ihlalini meşrulaştırmak için kullanması kabul edilemez. Ayrıca bu gerekçe, taziye talebini hiç karşılamamaktadır. 2. 'Personel Yetersizliği' Gerekçesi: Bu gerekçe soyut kalmıştır. İdare, personel yetersizliğinin neden aşılamadığını, alternatif çözümler (başka birimlerden geçici görevlendirme, komşu illerden destek isteme vb.) arayıp aramadığını somut olarak ortaya koymamıştır. Sadece soyut bir 'yetersizlik' beyanı, aile hayatına saygı gibi temel bir hakka yapılan ağır bir müdahalei meşrulaştırmak için orantılı bir gerekçe değildir. Kamu yararı (güvenlik) ile bireyin hakkı arasında adil bir denge kurulmamıştır. (Anayasa m.13, m.20; Kaynak: zulkufarslan.av.tr)