Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/6-39 E. sayılı kararında, sanık hakimin farklı tarihlerde ve farklı dosyalarda gerçekleştirdiği iddia edilen birden çok sahtecilik eylemi, TCK m.80 (eski TCK) kapsamında tek bir 'zincirleme suç' olarak mı, yoksa birden fazla ayrı suç olarak mı değerlendirilmiştir? Bu ayrımda hangi kriterler kullanılmıştır?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu kararında, sanığın eylemlerini tek bir zincirleme suç olarak değil, dört ayrı ve bağımsız resmi evrakta sahtecilik suçu olarak değerlendirmiştir. Bu ayrımda kullanılan temel kriter, 'aynı suç işleme kararında birlik' unsurunun bulunup bulunmadığıdır. Kurul, eylemlerin arasında 1 yıl veya daha uzun süreler bulunmasını, her bir sahtecilik olayının yeni ve farklı bir kasıtla gerçekleştirilmiş olmasını (farklı dosyalar, farklı amaçlar) dikkate almıştır. Bu durumun, eylemleri birbirine bağlayan genel bir niyet veya planın (suç işleme kararında birlik) varlığına işaret etmediği sonucuna varmıştır. Suçların işleniş biçimi, zaman aralıkları ve hedeflenen amaçlardaki farklılıklar, her bir eylem grubunun ayrı bir suç kastının ürünü olduğunu göstermiş ve bu nedenle sanığın dört ayrı suçtan cezalandırılması gerektiğine hükmedilmiştir. (765 s. TCK m.80 (yeni TCK m.43); Kaynak: barandogan.av.tr)