Daha önce yemin alınmaksızın dinlenmiş bir tanığın, hüküm kesinleştikten sonra önceki beyanından farklı ve sanık lehine esasa etkili yeni bir beyanda bulunması, yargılamanın yenilenmesi açısından nasıl bir hukuki nitelendirmeye tabi tutulmalıdır?
Bu durum, makale yazarına göre CMK m.311/1-e'de düzenlenen 'yeni olaylar' kapsamında değerlendirilmelidir. Tanığın daha önce dinlenmiş olması sebebiyle beyanı 'yeni delil' sayılmaz. Yeminli dinlenmediği için de CMK m.311/1-b'deki (yalan tanıklık) özel durum kapsamına girmez. Ancak, tanığın önceki beyanından esasa müessir şekilde dönmesi, yargılamanın temelini oluşturan olgusal yapıda bir değişiklik yarattığı için bir 'yeni olay' teşkil eder. Bu yeni olay, tek başına veya diğer delillerle birlikte sanığın beraatını veya daha hafif ceza almasını gerektirecek nitelikteyse, yargılamanın yenilenmesi için geçerli bir sebep oluşturur. Mahkemenin bu yeni beyanın doğruluğunu ve hükme etkisini araştırması gerekir. (CMK m.311/1-e; Kaynak: sen.av.tr)