Bir boşanma davasında, davalı karşı davacı kadının, sadakatsiz davranan eşine yönelik hakaret içeren sözleri, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1906 E. sayılı kararında kusur tespiti açısından nasıl değerlendirilmiştir? Bu değerlendirmenin temelindeki hukuki mantık nedir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1906 E., 2018/112 K. sayılı kararında, davalı karşı davacı kadının, aleni bir şekilde sadakatsizlik yapan eşine karşı söylediği 'zürriyetsiz, dürzü, gavat' gibi hakaret içeren sözlerin 'tepki ile söylenmiş olduğu' kabul edilmiştir. Bu hukuki mantığa göre, bir eşin ağır kusurlu davranışına (sadakatsizlik gibi) maruz kalan diğer eşin, bu davranışın yarattığı elem ve öfke ile sarf ettiği sözler, evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan asli bir kusur olarak değerlendirilemez. Bu tür sözler, diğer tarafın kusurlu eylemine karşı bir reaksiyon (tepki) olarak görülür ve bu nedenle sözleri söyleyen eşe kusur yüklenemeyeceği veya en azından bu durumun onun kusur derecesini önemli ölçüde azalttığı sonucuna varılır. Kararda, bu sebeple kadına kusur yüklenemeyeceği ve erkeğin açtığı boşanma davasının reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. (TMK m.166, Kaynak: barandogan.av.tr)