VUK m.359'a göre gizleme suçunun oluşabilmesi için ibrazı istenen defter ve belgelerin varlığının ne şekilde sabit olması gerekir? Varlığı ispatlanamayan bir belgenin ibraz edilmemesi durumunda suç oluşur mu?
VUK m.359/2'ye göre gizleme suçunun oluşması için, varlığı 'noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit' olan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi gerekir. 'Sair suretler' ifadesi, matbaa basım-teslim formu gibi belgeleri veya varlığı başka delillerle kanıtlanabilen durumları kapsar. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/1494 sayılı kararında vurgulandığı gibi, eğer bir belgenin (örneğin bir faturanın) varlığı şüpheliyse, yani düzenlendiğine dair kesin ve inandırıcı delil yoksa, bu belgenin ibraz edilmemesi gizleme suçunu oluşturmaz. Belgenin varlığı açıkça kanıtlanamadığı müddetçe, sanık hakkında 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince beraat kararı verilmelidir. (VUK m.359, Kaynak: barandogan.av.tr)