HMK m.51'e göre belirlenen dava ehliyeti, medeni usul hukukunda 'dava takip yetkisi'nden farklı mıdır? Bu iki kavramı açıklayınız.
Evet, farklıdır. İki kavram arasındaki fark şudur: - Dava Ehliyeti (HMK m.51): Bir kişinin bir davayı bizzat veya vekili aracılığıyla yürütebilme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Bu, kişinin medeni hukuktaki 'fiil ehliyeti'nin (ergin, kısıtlı olmama) usul hukukundaki yansımasıdır. Dava ehliyeti olmayan bir kişi (örneğin küçük veya kısıtlı), davada taraf olabilir (taraf ehliyeti vardır) ancak davayı kanuni temsilcisi (veli/vasi) aracılığıyla yürütmek zorundadır. Dava ehliyeti, davanın tüm tarafları için aranan genel bir dava şartıdır. - Dava Takip Yetkisi: Davaya konu olan sübjektif hak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmayı ifade eder. Kural olarak, bir hakkın sahibi kim ise, o hakka ilişkin davayı takip etme yetkisi de ona aittir. Ancak istisnai olarak, kanun bu yetkiyi hak sahibi olmayan başka kişilere de tanıyabilir (örneğin iflas idaresinin müflisin davalarını takip etmesi). Dava takip yetkisi, davanın esasına ilişkin bir koşuldur ve yokluğu halinde dava esastan reddedilir. Dava ehliyeti ise usule ilişkin bir şarttır ve eksikliği giderilebilirse davaya devam edilir. (HMK m.51, m.53)