HMK m. 254 uyarınca 'tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı' sorusu ile Yargıtay'ın iş davalarında 'davalı aleyhine dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması' gerektiği yönündeki içtihadı arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir?
İki durum arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Yargıtay'ın bu içtihadı, HMK m. 254'teki genel kuralın iş hukuku uyuşmazlıklarındaki somut bir yansımasıdır. Davalı işveren aleyhine kendisi de dava açmış bir tanığın, mevcut davada tanıklık yapması, onun 'tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durum' olarak kabul edilir. Çünkü bu tanığın, kendi davasında lehine bir emsal oluşturma, işverenden bir nevi intikam alma veya davacıyla menfaat birliği içinde hareket etme gibi potansiyel güdüleri olabilir. Bu durum, tanıklığı otomatik olarak geçersiz kılmaz, ancak hakimin bu tanığın beyanını değerlendirirken son derece 'ihtiyatlı' olmasını, beyanları tek başına hükme esas almamasını ve mutlaka başka yan delillerle (yazılı belge, husumeti olmayan diğer tanık beyanları vb.) desteklenip desteklenmediğini araştırmasını gerektirir. (HMK m.254; Kaynak: barandogan.av.tr)