5275 sayılı Kanun m.94/2, 'güvenlik bakımından sakınca oluşturmaması koşuluyla tehlikeli olmayan hükümlünün' cenazeye katılmasına izin verilebileceğini belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin Rasul Kocatürk kararındaki yaklaşımına göre, idarenin 'güvenlik riski' gerekçesine dayanarak talebi reddetmesi için bu riskin hangi nitelikte olması gerekir?
Anayasa Mahkemesi'nin yaklaşımına göre, idarenin 'güvenlik riski' gerekçesi soyut, genel ve varsayımsal olamaz; 'somut olgu ve olaylara' dayanmalıdır. İdarenin, hükümlünün kişisel durumunu (işlediği suçun niteliği, tehlikelilik hali, kaçma riski vb.), gidilecek yerin özelliklerini ve mevcut imkanları göz önünde bulundurarak, alınacak tedbirlere rağmen riskin neden bertaraf edilemediğini inandırıcı bir şekilde açıklaması gerekir. Rasul Kocatürk kararında idarenin 'personel yetersizliği nedeniyle güvenlik zafiyeti oluşabileceği' yönündeki soyut gerekçesi, somut bir analize dayanmadığı ve alternatif çözüm yollarının (örneğin ek personel talebi) araştırıldığına dair bir kanıt sunulmadığı için yetersiz bulunmuştur. Dolayısıyla, riskin somut, ciddi ve başka bir tedbirle önlenemeyecek nitelikte olduğunun ortaya konulması gerekmektedir. (5275 sayılı Kanun m.94; Kaynak: zulkufarslan.av.tr)