Makalede, 14.04.2020 değişikliği öncesi açık ceza infaz kurumundan ilk kez firar eden bir hükümlünün, disiplin cezasını çektikten sonra tekrar açığa ayrıldığında özel izinden yararlanabileceği savunulmaktadır. Bu argümanın temelindeki 'evleviyet' ve Anayasa m.13'e dayalı mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75025

Bu argümanın temelinde iki ilke yatmaktadır: 1. Açık Yasal Düzenleme Zorunluluğu (Anayasa m.13): Temel hak ve hürriyetler (özel izin hakkı da aile hayatına saygı hakkının bir parçasıdır) ancak kanunla ve açıkça sınırlanabilir. 2020 öncesi kanun, açık kurumdan (izinli değilken) firarı özel izin yasağı kapsamına almamıştır. Dolayısıyla, bu fiil için kanunda öngörülen yaptırım (disiplin cezası ve kapalıya gönderilme) uygulandıktan ve hükümlü yeniden iyi hal kazanarak açığa dönme hakkını elde ettikten sonra, kanunda yazmayan ek bir yaptırım olan özel izin yasağının uygulanması Anayasa m.13'e aykırıdır. 2. Evleviyet İlkesi (A fortiori): Yazar, daha ağır bir yaptırım olan kapalı kuruma gönderilme ve orada belirli bir süre kalma cezasını çeken ve tekrar açık kuruma geçme hakkı kazanan bir hükümlünün, daha hafif bir hak olan özel izinden mahrum bırakılmasının mantıksız olacağını ima etmektedir. Yani, sisteme yeniden entegre olma hakkı tanınan bir kişiye, bu entegrasyonun önemli bir aracı olan özel iznin yasaklanması bir çelişkidir. (Anayasa m.13, İnfaz Kanunu m.97 (eski); Kaynak: sen.av.tr)