HMK m.51, 'Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir' demektedir. Yargılamanın ilerleyen bir aşamasında davacının hukuki ehliyetini (fiil ehliyetini) kaybettiğine dair ciddi bir şüphe (örneğin Adli Tıp raporuyla demans başlangıcı tespiti) ortaya çıkarsa, mahkemenin izlemesi gereken usul nedir?
Dava ehliyeti, HMK m.114/d uyarınca bir dava şartıdır ve mahkeme tarafından davanın her aşamasında re'sen gözetilir. Yargılama sırasında davacının ehliyetini kaybettiğine dair ciddi şüphe doğarsa, mahkeme yargılamaya devam edip esastan karar veremez. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/12725 E. sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemenin öncelikle HMK m.56'ya dayanarak, bu konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamayı ertelemesi gerekir. Mahkeme, davacının dava tarihi itibarıyla hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde yetkili makamlardan (örneğin Adli Tıp Kurumu'ndan) kesin bir rapor almalıdır. Eğer rapor, davacının ehliyetsiz olduğunu tespit ederse, TMK m.405 vd. uyarınca davacıya bir vasi atanması için yetkili vesayet makamına bildirimde bulunulmalı ve vasi atandıktan sonra davaya vasi huzurunda devam edilmelidir. Bu usul izlenmeden verilen karar, dava şartı noksanlığı nedeniyle bozulur. (HMK m.51, m.52, m.56, m.114; TMK m.405; Kaynak: barandogan.av.tr)