Makalede, daha önce hiç dinlenmemiş bir tanığın hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkması ile daha önce dinlenmiş bir tanığın beyanını değiştirmesi durumları, yargılamanın yenilenmesi sebepleri açısından nasıl farklılaşmaktadır? 'Yeni delil' ve 'yeni olay' kavramlarını bu iki durum üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74970

Bu iki durum, yargılamanın yenilenmesi sebepleri açısından farklı maddeler kapsamında değerlendirilir: 1. Daha Önce Hiç Dinlenmemiş Tanık: Bu tanığın ortaya çıkması ve beyanı, CMK m.311/1-e kapsamında 'yeni delil' niteliğindedir. Mahkeme hükmü verirken bu delilden haberdar değildir ve bu delil tek başına veya diğer delillerle birlikte sanığın beraatını veya daha hafif ceza almasını gerektirecek nitelikteyse, yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşur. 2. Daha Önce Dinlenmiş Tanığın Beyanını Değiştirmesi: Bu durum, 'yeni delil'den çok 'yeni olay' olarak nitelendirilir. Yazar, yemini alınarak dinlenmiş tanık için CMK m.311/1-b'nin (yalan tanıklık) özel hüküm olduğunu belirtmektedir. Yeminsiz dinlenmiş bir tanığın sonradan beyanını esasa etkili şekilde değiştirmesi ise, yeni bir durum ortaya çıkardığı için CMK m.311/1-e'deki 'yeni olaylar' kapsamına daha uygun düşmektedir. 'Yeni delil' daha çok ispat aracının kendisinin yeniliğini ifade ederken, 'yeni olay' ise bilinen bir delilin içeriğindeki esasa etkili değişikliği veya yeni bir olguyu ifade eder. (CMK m.311, Kaynak: sen.av.tr)