Bir tacir ile tacir olmayan gerçek kişi (tüketici) arasında yapılan bir sözleşmeye, tüketicinin aleyhine olacak şekilde, tacirin bulunduğu yer mahkemelerini yetkili kılan bir hüküm konulmuştur. Bu yetki şartının hukuki geçerliliğini HMK m.17 ve maddenin gerekçesi ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #74271

Bu yetki şartı, HMK m.17 uyarınca kesinlikle geçersizdir. HMK m.17, geçerli bir yetki sözleşmesi yapılabilmesi için her iki tarafın da 'tacir' veya 'kamu tüzel kişisi' olması gerektiğini amir bir hükümle düzenlemiştir. Maddenin gerekçesinde bu durumun sebebi, 'zayıf olan tarafı korumak' olarak açıklanmıştır. Tacir ile tüketici arasındaki bir ilişkide, tüketici hukuken ve ekonomik olarak 'zayıf taraf' kabul edilir. Kanun koyucu, tacirin bu güçlü konumunu kullanarak, özellikle pazarlık imkanı olmayan standart (iltihaki) sözleşmelerle, tüketiciyi kendi yerleşim yerinden uzakta, tacirin bulunduğu yerdeki bir mahkemede dava açmaya zorlamasının önüne geçmek istemiştir. Bu tür bir yetki şartı, tüketicinin hak arama özgürlüğünü fiilen kısıtlayıcı bir etki doğurabilir. Dolayısıyla, HMK m.17, tacirler ile tacir olmayanlar arasında yetki sözleşmesi yapılmasını yasaklayarak, bu tür sözleşme hükümlerini geçersiz kılmıştır. Tüketici, bu geçersiz yetki şartına rağmen, kendi yerleşim yeri mahkemesinde veya diğer kanuni yetki kurallarına göre yetkili olan mahkemelerde dava açabilir.